Çamurçulluğu, Avrupa'dan Orta Asya ve Rusya'nın iç kesimlerine kadar uzanan geniş fakat parçalı bir üreme dağılımına sahip uzun mesafeli göçmen bir kıyı kuşudur. Avrupa'da İzlanda'dan Hollanda, Almanya ve Doğu Avrupa'ya kadar farklı popülasyonları bulunur. Kıta Avrupa'sında üreyen ana form sonbaharda güneye hareket ederek Akdeniz havzası, Batı Afrika, Sahel kuşağı ve bazı Orta Doğu sulak alanlarında kışlar. İzlanda'da üreyen popülasyon ise daha çok Batı Avrupa kıyılarında kışlamaktadır. Türkiye göç güzergâhı üzerinde yer alır ve özellikle ilkbahar ile sonbahar geçişlerinde deltalar, sığ göller ve geniş çamurluklarda görülür; uygun bölgelerde kışlayan bireylere de rastlanabilir. Göç döneminde oldukça sosyal davranır ve besin bakımından zengin sulak alanlarda büyük sürüler oluşturabilir. Bireylerin belirli kışlama ve mola alanlarına yıllar boyunca tekrar dönebildikleri renkli halka ve izleme çalışmalarıyla gösterilmiştir. Üreme döneminde ise çiftler geniş sürülerden ayrılarak nemli çayır ve bataklıklardaki yuvalama bölgelerine dağılır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 40–44 cm uzunluğunda, uzun bacaklı ve çok uzun, düz veya hafifçe yukarı kıvrılan gagalı iri bir kıyı kuşudur. Kanat açıklığı yaklaşık 70–82 cm, ağırlığı çoğunlukla 240–360 gram arasındadır. Üreme dönemindeki erişkinlerde baş, boyun ve göğsün üst bölümü kızılımsı-turuncu tonlara dönüşür; karın daha açık renklidir ve yanlarda koyu çizgilenmeler bulunabilir. Kış giysisinde kuş büyük ölçüde sade gri-kahverengi ve beyaz görünür. Gaganın dip bölümü pembemsi veya turuncumsu, uç kısmı koyudur. Dişiler ortalama olarak erkeklerden daha iri ve daha uzun gagalıdır. Uçuş sırasında geniş beyaz kanat bandı ile tamamen siyaha yakın kuyruk özellikle belirgindir ve türün tanınmasında çok değerlidir. Benzer Kıyı Çamurçulluğundan daha uzun bacaklı ve daha dik duruşludur; uçuşta görülen geniş beyaz kanat bandı önemli bir ayrım özelliğidir. Yerde ölçülü adımlarla yürürken uzun gagasını çamura derin biçimde sokarak beslenir. Üreme alanlarında çıkardığı güçlü ve tekrarlanan çağrılar, özellikle gösteri uçuşları sırasında dikkat çekicidir.
Habitat
Üreme döneminde nemli çayırlar, taşkın ovaları, bataklık kenarları ve su seviyesinin yüksek olduğu açık otlaklar temel habitatlarıdır. Özellikle sığ su birikintileriyle kısa ve orta boylu bitki örtüsünün mozaik oluşturduğu geniş, açık araziler tercih edilir. Yuva yerde, bitki örtüsü içerisinde oluşturulan sığ bir çukurdur ve çoğunlukla kuru otlarla döşenir. Tipik olarak 4 yumurta bırakılır; erkek ve dişi kuluçkayı paylaşır ve kuluçka yaklaşık 22–24 gün sürer. Yavrular yumurtadan tüylü ve hareketli çıkar, kısa süre içerisinde yuvadan ayrılarak ebeveynleriyle beslenme alanlarına geçer. Uçabilecek duruma gelmeleri yaklaşık 25–30 günü bulur. Üreme dışındaki dönemde habitat kullanımı genişler; haliçler, kıyı lagünleri, çamurluklar, sığ göller, tuzlalar, pirinç tarlaları ve taşkın alanları kullanılabilir. Tarımsal yoğunlaşma, çayırların kurutulması ve erken biçim gibi uygulamalar üreme başarısını azaltabildiğinden geleneksel nemli çayırların korunması tür açısından büyük önem taşır.
Beslenme
Çamurçulluğunun uzun gagası yumuşak çamur ve nemli toprak içerisindeki avlara ulaşmak için son derece uygundur. Solucanlar, böcekler ve larvaları, küçük kabuklular, yumuşakçalar ve çeşitli diğer omurgasızlar beslenmesinin temelini oluşturur; mevsime ve bölgeye bağlı olarak tohum ve diğer bitkisel materyaller de tüketilebilir. Gagasını çamura derin biçimde sokarak yüzeyden görünmeyen avları dokunma duyusuyla bulabilir. Sığ suda yürürken seri biçimde sondalama yapar, zaman zaman yüzeyde gördüğü avları doğrudan toplar. Uzun gaga yapısı, daha kısa gagalı kıyı kuşlarının ulaşamadığı derinliklerdeki omurgasızlardan yararlanmasını sağlar. Üreme döneminde nemli çayırlar hem erişkinlere hem de büyüyen yavrulara zengin böcek kaynakları sunar. Kışlama alanlarında beslenme düzeni su seviyesine bağlı olarak gün içerisinde değişebilir; çamurluklar, sığ su kenarları ve taşkın çayırları arasında hareket eder. Güncel GPS izleme çalışmaları, göçmen Çamurçulluklarının kışlama döneminde dahi habitat kullanımını mevsim ilerledikçe değiştirebildiğini ve yıllık yaşam döngülerinin farklı aşamalarında farklı sulak alan yapılarına ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.