Çilkeklik, Batı Avrupa'dan Orta ve Doğu Avrupa üzerinden Rusya, Kazakistan ve Batı Sibirya'ya kadar uzanan geniş bir Palearktik dağılıma sahip, açık tarım arazileri ve bozkırlarla ilişkili bir yer kuşudur. Popülasyonlarının büyük bölümü yerleşiktir; sert kışlarda kısa mesafeli yer değiştirmeler görülebilir. Avrupa'da geçmişte çok daha yaygınken 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok bölgede ciddi gerilemeler yaşamıştır. Türkiye, türün güneydoğu Avrupa dağılımının kenarında yer alır. Günümüzde ülkedeki varlığı esas olarak Trakya ile ilişkilidir. Tarihsel kayıtlar İstanbul çevresinde de bulunduğunu göstermektedir; Türkiye'de Trakya'daki açık tarım alanlarının korunması, doğal popülasyonun devamlılığı açısından ayrı bir önem taşır. yakın tarihli araştırmalar Çilkekliğin İstanbul'daki yerel popülasyonunun Cumhuriyet öncesinde ortadan kalktığını ortaya koymaktadır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Çilkeklik yuvarlak gövdeli, küçük başlı, kısa kuyruklu ve güçlü bacaklı tipik bir tarla kuşudur. Genel görünüşü gri-kahverengidir. Başın yanları ve boğaz sıcak turuncu-kestane renkte, alın ve tepe daha kahverengidir. Göğüs ince gri desenli, böğürler belirgin kestane renkli enine bantlarla süslüdür. Karın bölgesinde erkeklerde çoğunlukla belirgin koyu kestane, at nalını andıran bir leke bulunur. Dişilerde bu leke daha küçük, düzensiz veya bazen belirsiz olabilir; cinsiyet ayrımında yalnız bu özelliğe güvenilmez ve omuz tüylerindeki desen gibi ayrıntılar da değerlendirilir. Genç bireyler daha sarımsı-kahverengi, baş ve göğüste daha belirgin boyuna çizgilidir. Uçarken yuvarlak kanatlar ve kısa kuyruk kompakt silueti sürdürür; genellikle ani ve gürültülü biçimde havalanır, hızlı kanat vuruşlarının ardından kısa süzülmeler yapar ve fazla yükselmeden yeniden araziye iner. Üreme dönemi dışında aile grupları birleşerek küçük sürüler oluşturur. Sesi özellikle sabah ve akşam saatlerinde duyulan, sert ve ritmik hecelerden oluşan karakteristik bir çağrıdır.
Habitat
Çilkeklik geleneksel tarım peyzajının karakteristik türlerinden biridir. Tahıl tarlaları, nadaslar, anızlar, kuru çayırlar, meralar ve bozkır benzeri açık alanları kullanır; ancak tekdüze ve tamamen işlenmiş büyük tarla bloklarından çok farklı bitki yapılarının yan yana bulunduğu mozaik arazileri tercih eder. Tarla kenarları, çit dipleri, hendekler, işlenmemiş şeritler ve kaba ot kümeleri yuvalama ve saklanma açısından değerlidir. Yuva yerde, çoğunlukla yoğun ot veya başka bitkilerin altında gizlenen sığ bir çukurdur ve kuru otlarla döşenir. Çiftler ilkbaharda sürülerden ayrılarak üreme bölgelerine yerleşir; açık arazi içinde yeterli örtü bulunan sınır şeritleri bu dönemde özellikle değerlidir. Dişi kuluçkayı üstlenir; yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra yuvadan ayrılarak ebeveynlerini takip eder. Civcivlerin ilk haftalarında böcek bakımından zengin, seyrek ve çeşitli bitki örtüsüne sahip alanlara erişebilmesi yaşama şansını belirgin biçimde etkiler. Avrupa'daki uzun süreli araştırmalar türün gerilemesinde tarımsal yoğunlaşmanın temel rol oynadığını göstermiştir. Tarla sınırlarının kaldırılması yuvalama örtüsünü azaltırken, herbisit ve geniş etkili insektisit kullanımı civcivlerin ihtiyaç duyduğu böcekleri azaltır. İlaçlanmayan tarla kenarları ve yabani bitki şeritleri tür için yararlıdır. Kışın aile grupları bir arada kalarak açık arazide beslenir; bu topluluklar bahara doğru çözülür ve çiftler yeniden bölge tutmaya başlar.
Beslenme
Çilkekliğin beslenmesi yaşa ve mevsime göre belirgin biçimde değişir. Erişkinler ağırlıklı olarak yabani ot ve tahıl tohumları, yeşil yapraklar, sürgünler ve diğer bitkisel materyallerle beslenir; özellikle kışın anızlar ve tarla kenarları önemlidir. İlkbahar ve yazın böcekler de diyete katılır. Yeni çıkmış civcivlerde ise hayvansal besin kritik önemdedir; karıncalar, kınkanatlılar, yaprak bitleri, tırtıllar ve diğer küçük omurgasızlar hızlı gelişme için gerekli proteini sağlar. Civcivler büyüdükçe bitkisel besinlerin payı giderek artar. Besinini çoğunlukla yerde yürüyerek toplar; sabah ve akşam saatlerinde daha etkin beslenebilir.