TÜR DETAYI

Dikkuyruk

White-headed Duck Oxyura leucocephala
Görülme
Yıl Boyu
Dikkuyruk - Oxyura leucocephala kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 43-48 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 62-70 cm
Ağırlık Ağırlık 500-900 gr
Görüldüğü İller
Dikkuyruk Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (1)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
ENEk-IIEk-II-Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Dikkuyruk, Batı Palearktik ile Orta Asya arasında parçalı bir yayılışa sahip, yaşamı büyük ölçüde uygun sulak alanların varlığına bağlı bir ördektir. İspanya ve Kuzey Afrika'dan Türkiye, Kafkasya ve Orta Doğu üzerinden Kazakistan ve Orta Asya'ya kadar uzanan bölgelerde farklı üreme ve kışlama toplulukları bulunur. Bazı popülasyonlar yerleşik veya kısa mesafeli hareketler yaparken Orta Asya'da üreyen kuşların önemli bölümü kışın daha güneye göç eder. Türkiye türün üreme, göç, tüy değiştirme ve kışlama dönemlerinde kullandığı önemli ülkelerden biridir. Özellikle İç Anadolu ve çevresindeki uygun göller tarihsel olarak önemli üreme alanları oluşturmuştur; ancak sulak alanların kuruması ve bozulması nedeniyle dağılımında ciddi daralmalar yaşanmıştır. Üreme sonrasında bireyler uygun büyük göllerde topluluklar oluşturabilir. Göç ve kış döneminde açık su yüzeylerinin bulunduğu daha geniş göller kullanılır. Türün dağılımı su seviyelerindeki yıllık değişimlerden güçlü biçimde etkilendiği için aynı bölgede bir yıl yüksek sayılar görülürken sonraki yıllarda kuşların başka sulak alanlara yönelmesi mümkündür.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Yaklaşık 43–48 cm uzunluğunda, kompakt gövdeli ve suya son derece iyi uyum sağlamış bir dalıcı ördektir. Erkek özellikle üreme döneminde kolay tanınır. Baş büyük ölçüde beyazdır ve tepede belirgin siyah bir alan bulunur; kalın ve şişkin görünümlü gaga parlak mavi renge dönüşebilir. Gövde kızılımsı kahverengi tonlarda, sırt ise daha koyu ve ince desenlidir. Dişi daha soluk kahverengidir; başında açık renkli yanak bölgesi ve bunun üzerinden geçen koyu bir çizgi görülür. Erkek dışında kalan bireylerde gaga daha koyu gri tonlardadır. Türün Türkçe adına da kaynaklık eden en belirgin özelliklerinden biri uzun, sert ve sivri kuyruk tüyleridir. Dinlenirken veya kur davranışı sırasında kuyruğunu belirgin biçimde yukarı kaldırabilir. Bacakları gövdenin oldukça gerisinde bulunduğundan karada hareket etmekte zorlanır ancak bu yapı su altında güçlü yüzmesini sağlar. Tehlike karşısında çoğu zaman uçmak yerine suya dalmayı tercih eder. Su yüzeyinde gövdesini oldukça alçakta tutabilir ve yalnızca baş ile sırtın üst bölümü belirgin kalabilir.

Habitat

Dikkuyruk üreme döneminde çoğunlukla sığ veya orta derinlikte, besince zengin ve çevresinde yoğun sazlık bulunan tatlı ya da hafif acı gölleri tercih eder. Açık su yüzeyleriyle kamış ve saz topluluklarının mozaik oluşturduğu sulak alanlar özellikle değerlidir. Yoğun kıyı bitkileri yuvanın gizlenmesini sağlarken açık ve bitkilerce zengin sular beslenme alanı oluşturur. Dişi yuvayı çoğunlukla sazların arasına, suyun hemen üzerinde veya yüzücü bitki materyali üzerine kurar. Yuva çevredeki yoğun bitki örtüsü sayesinde dışarıdan oldukça güç fark edilir. Üreme mevsimi diğer birçok ördeğe göre geç başlayabilir ve genellikle 5–10 yumurta bırakılır. Kuluçka ve yavru bakımı esas olarak dişi tarafından gerçekleştirilir. Yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra suya girebilir ve annelerini takip ederek beslenmeye başlar. Üreme dışında daha büyük ve açık göllerden yararlanabilir. Su seviyesinin düşmesi, sazlıkların yakılması, göllerin tamamen kuruması, aşırı su çekimi ve sulak alan yapısındaki değişimler uygun üreme habitatlarını kısa sürede ortadan kaldırabildiğinden tür bu tür çevresel değişimlere karşı oldukça hassastır.

Beslenme

Dikkuyruk ağırlıklı olarak su içerisinde dalarak beslenir. Diyetinde sucul böceklerin larvaları ve pupaları, küçük kabuklular, yumuşakçalar ve diğer küçük su omurgasızları önemli yer tutar; su bitkilerinin tohumları ve farklı bitkisel materyaller de tüketilebilir. Özellikle dipteki veya su altı bitkileri arasındaki küçük canlıları toplamak için güçlü ayaklarını kullanarak dalar. Suyun altında oldukça çevik hareket edebilir ve beslenme sırasında tekrar tekrar dalış yapabilir. Gaga yapısı, küçük su canlılarını ve bitkisel parçaları çamur ve sudan ayırarak almasına yardımcı olur. Besin bileşimi mevsime, gölün üretkenliğine ve mevcut omurgasız topluluklarına göre değişir. Üreme döneminde yavruların gelişimi açısından protein bakımından zengin sucul omurgasızlar özellikle önemlidir. Sualtı bitki örtüsünün zengin olduğu berrak veya uygun ekolojik koşullara sahip göller hem doğrudan bitkisel besin sağlar hem de çok sayıda omurgasızı barındırır. Bu nedenle göldeki su kalitesi, sualtı bitkilerinin durumu ve omurgasız bolluğu türün beslenme olanaklarını doğrudan etkiler. Dikkuyruğun bir sulak alanı kullanması yalnızca suyun bulunmasına değil, suyun altında sağlıklı ve üretken bir ekosistemin korunmasına da bağlıdır.