TÜR DETAYI

Flamingo

Greater Flamingo Phoenicopterus roseus
Görülme
Yıl Boyu
Flamingo - Phoenicopterus roseus kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 120-145 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 140-170 cm
Ağırlık Ağırlık 2100-4100 gr
Görüldüğü İller
Flamingo Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (6)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
LCEk-IIIEk-II-Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Flamingo, Güney Avrupa ve Akdeniz havzasından Afrika, Orta Doğu ve Güneybatı Asya'ya kadar geniş fakat parçalı bir yayılışa sahiptir. Hareketleri su seviyesi, besin ve üreme koşullarına bağlıdır. Türkiye, Doğu Akdeniz popülasyonu için önemli ülkelerden biridir. Tür özellikle Ege kıyıları ve İç Anadolu'daki tuzlu sulak alanlarda yoğunlaşır; Tuz Gölü ve Gediz Deltası ülkenin en önemli üreme alanlarıdır. Tuz Gölü, uygun yıllarda çok büyük kolonileri barındırabilir. Üreme sonrasında geniş alanlara dağılır; Türkiye'de halkalanan bireyler Akdeniz'in farklı bölgeleri ve Kuzey Afrika'ya ulaşabilir. Van Gölü çevresinde yaz sonu ve sonbaharda görülen kalabalık grupların bir bölümü İran'daki Urmiye Gölü popülasyonuyla ilişkili olabilir. Türkiye'de yıl boyunca görülebilir; üreme dönemi dışında kıyı lagünleri, deltalar ve uygun iç sularda büyük sürüler oluşturur.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Çok uzun bacakları, ince ve uzun boynu, iri gövdesi ve aşağı doğru belirgin biçimde kıvrılan kalın gagasıyla kolay tanınan bir su kuşudur. Erişkinlerin genel rengi beyazımsı-açık pembedir; kanat örtülerindeki pembe-kırmızı alanlar ile siyah uçuş telekleri özellikle uçuş sırasında çarpıcı biçimde ortaya çıkar. Gaga pembe, uç kısmı siyahtır; bacaklar pembemsi veya kırmızımsıdır. Boyun dinlenirken kıvrılabilse de uçuşta tamamen ileri uzatılır, uzun bacaklar kuyruğun gerisine taşar. Kanat vuruşları güçlü ve düzenlidir. Genç bireyler erişkinlerin parlak pembe tonlarından yoksundur; gri-kahverengi görünümleri, daha koyu bacakları ve daha soluk gagalarıyla ayrılır. Yaşla birlikte pembe tonlar belirginleşir. Tüylerdeki pembelik besinlerle alınan karotenoid pigmentlerle ilişkilidir. Küçük Flamingodan daha iri ve çok daha açık renklidir; gaganın siyah bölümünün daha sınırlı olması da ayrımda yardımcıdır. Sürü içinde sık sık tek ayak üzerinde dinlenen bireyler görülür.

Habitat

Flamingo geniş, açık ve özellikle sığ sulak alanlara bağlıdır. Tuzlu ve acı göller, kıyı lagünleri, deltalar, tuzlalar, sığ gölcükler ve çamurlu düzlükler temel yaşam alanlarıdır; göç ve dağılma sırasında tatlı su gölleri, barajlar ve göletleri de kullanabilir. Beslenebilmesi için geniş sığlıkların bulunması, üreme için ise insan ve kara yırtıcılarından uzak, suyla çevrili güvenli alanlar önemlidir. Sosyal bir türdür ve büyük koloniler halinde ürer. Yuva, sığ sudaki çamurun gagayla yığılıp yükseltilmesiyle oluşturulan kesik koni biçimli bir yapıdır. Genellikle tek yumurta bırakılır ve yavrunun bakımına her iki ebeveyn katılır. Yavrular büyüdükçe kolonide büyük kreş grupları oluşturabilir. Üreme başarısı su rejimine son derece duyarlıdır. Suyun erken çekilmesi koloniyi karaya bağlayarak yırtıcıların ulaşmasını kolaylaştırabilir; aşırı yükselmesi ise yuvaları su altında bırakabilir. Türkiye'de özellikle Tuz Gölü'ndeki su rejimindeki değişimler üreme başarısını doğrudan etkileyebilmektedir.

Beslenme

Flamingo, gagası filtreleme için özelleşmiş bir beslenme uzmanıdır. Diyetinde küçük kabuklular, sucul böcekler ve larvaları, yumuşakçalar, solucanlar, algler, diatomlar ve diğer küçük su canlıları bulunur. Beslenirken başını suya indirir ve çoğu zaman gagasını ters konumda tutarak sığ suyu tarar. Dilin pompalama hareketiyle su gaga içine alınıp dışarı atılırken gaganın kenarlarındaki ince lameller besin parçacıklarını süzer. Ayaklarıyla çamuru karıştırarak dipteki küçük canlıları su kolonuna kaldırması da yaygındır. Beslenirken ağır ağır yürüyüp başını sağa sola süpürmesi tipiktir. Besin içeriği tüy rengini de etkiler; algler ve küçük kabuklulardan alınan karotenoidler erişkinlerin karakteristik pembe tonlarının oluşmasına katkıda bulunur. Uygun sığlıklarda çok sayıda birey yan yana beslenebilir ve su seviyesi değiştikçe başka beslenme alanlarına geçebilir. Yavrular ilk dönemde ebeveynlerin sindirim sisteminde üretilen besleyici bir salgıyla beslenir; büyüdükçe erişkinlere özgü filtreleyerek beslenme biçimine geçer.