Yayılışı
Gümüş Yağmurcun, Kuzey Yarımküre'nin yüksek Arktik bölgelerinde üreyen ve üreme dönemi dışında dünyanın çok geniş kıyı kuşağına yayılan uzun mesafeli göçmen bir kıyı kuşudur. Üreme alanları kuzey Avrasya'nın ve Kuzey Amerika'nın tundra bölgelerine uzanır; özellikle Sibirya ve Kuzey Kanada önemli üreme sahalarıdır. Yaz sonunda üreme alanlarından ayrılan bireyler Avrupa, Afrika, Güney ve Doğu Asya, Avustralasya ile Kuzey ve Güney Amerika kıyılarına kadar göç eder. Bu nedenle üreme dönemi dışında neredeyse küresel ölçekte kıyısal bir dağılım gösterir. Göç hareketleri temmuz sonlarından itibaren başlayabilir ve güneye doğru hareketler sonbahar boyunca devam eder; kuzeye dönüş ise çoğunlukla ilkbaharın son döneminde gerçekleşir. Bazı bireyler binlerce kilometrelik göçler yaparak Afrika'nın güney kıyılarına kadar ulaşır. Türkiye'de üreyen bir tür değildir; başta deniz kıyıları, deltalar, lagünler ve çamur düzlükleri olmak üzere uygun sulak alanlarda göç dönemlerinde ve kış aylarında görülür.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
İri ve güçlü yapılı bir yağmurcundur. Yaklaşık 27–30 cm boya ve 71–83 cm kanat açıklığına ulaşır. Gövdesi diğer birçok yağmurcuna göre daha dolgun, başı yuvarlak, gagası kısa fakat kuvvetlidir. Üreme dönemindeki erişkinlerde yüz, boğaz, göğüs ve karın belirgin biçimde siyahtır; siyah alt tarafları başın yanlarından ve boyundan geçen geniş beyaz bir şerit çevreler. Üst taraf ise siyah, beyaz ve gümüşümsü lekelerin oluşturduğu kontrastlı bir görünüme sahiptir. Dişiler üreme döneminde erkeklere benzemekle birlikte siyah alt tarafları genellikle biraz daha kırçıllı ve daha az kesintisizdir. Kış tüylerinde dramatik siyah karın kaybolur; kuş genel olarak gri, beyaz ve soluk kahverengimsi tonlara dönüşür. Genç bireylerde üst taraf daha kahverengi ve sarımsı-krem benekli olabilir. Her mevsimde en önemli teşhis özelliklerinden biri uçuş sırasında görülen siyah koltuk altı bölgesidir; beyaz kanat şeridi ve beyaz kuyruksokumu da uçuşta belirginleşir. Gaga siyahtır, bacaklar koyu gri-siyaha yakın görünür. Uçuşu güçlü ve doğrudandır; özellikle göç sırasında uzun mesafeleri aşabilecek yapıya sahiptir.
Habitat
Üreme ve kışlama dönemlerinde birbirinden oldukça farklı habitatlar kullanır. Üreme mevsiminde yüksek Arktik tundrada; kuru ve taşlı düzlükler, seyrek saz ve otlarla kaplı tundra, yosun ve likenli alanlar, turbalık sırtlar, nehir kıyıları ile kumlu veya çakıllı yükseltiler başlıca yaşam alanlarıdır. Yuva, açık zeminde oluşturulan sığ bir çukur biçimindedir. Üreme dönemi dışında ise belirgin şekilde kıyısal habitatlara yönelir. Gelgit çamurlukları, kum düzlükleri, haliçler, körfezler, lagünler, tuzlu bataklıklar, kumlu plajlar ve bazı kayalık kıyılar önemli beslenme ve dinlenme alanlarıdır. Göç sırasında kıyılardan uzaklaşarak göller, sığ havuzlar, taşkın alanları ve açık çayırlarda da görülebilir. Beslenirken çoğunlukla açık çamur veya ıslak kum üzerinde tek başına ya da küçük gruplar halinde dolaşırken, yüksek gelgit sırasında uygun dinlenme alanlarında çok daha büyük sürüler oluşturabilir.
Beslenme
Gümüş Yağmurcun ağırlıklı olarak hayvansal besinlerle beslenen fırsatçı bir kıyı kuşudur. Kışlama ve göç alanlarında denizel halkalı solucanlar, küçük yumuşakçalar, midyeler, salyangozlar, karidesler, yengeçler ve diğer kabuklular temel avları arasındadır. Böcekler ve böcek larvaları da beslenmede önemli yer tutar; iç kesimlerde bulunduğunda toprak solucanları ve başka karasal omurgasızları tüketebilir. Üreme alanlarındaki Arktik tundrada ise özellikle erişkin ve larva halindeki böceklerle beslenir ve zaman zaman bazı bitkisel maddeleri de tüketir. Avlanma davranışı tipik yağmurcun yöntemidir: kuş açık zeminde birkaç hızlı adım koşar, aniden durarak çevresini gözler ve fark ettiği avın üzerine hızla ilerleyip gagasıyla yakalar. Çamur ve ıslak kum üzerinde yüzeyden toplamanın yanı sıra sığ suya girerek de beslenebilir. Bulgaristan'ın güneybatı Karadeniz kıyısındaki göçmen bireyler üzerinde yapılan güncel bir çalışma, besin yelpazesinin oldukça geniş olduğunu ve hem denizel hem karasal omurgasızlardan yararlanabildiğini göstermiştir. Bu esnek beslenme stratejisi, uzun göç yolculukları sırasında farklı kıyı habitatlarından yararlanabilmesine olanak sağlar.