TÜR DETAYI

Kılkuyruk

Northern Pintail Anas acuta
Görülme
Yıl Boyu
Kılkuyruk - Anas acuta kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 51-66 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 80-95 cm
Ağırlık Ağırlık 600-1200 gr
Görüldüğü İller
Kılkuyruk Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (1)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
LCEk-II--Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Kılkuyruk, Kuzey Yarımküre'nin geniş bölümünde üreyen ve uzun mesafeli göçler gerçekleştiren bir yüzey ördeğidir. Üreme alanları İzlanda ve İskandinavya'dan Rusya ve Sibirya boyunca Kuzey Amerika'nın kuzey kesimlerine kadar uzanır. Özellikle kuzeydeki tundra, tayga ve açık sulak alan kuşağında yaygındır. Sonbaharda üreme bölgelerini terk ederek Batı ve Güney Avrupa, Akdeniz havzası, Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya'daki kışlama alanlarına yönelir. Türkiye'de başlıca kış göçmeni ve geçit kuşudur. Sonbahardan ilkbahara kadar ülkenin farklı bölgelerindeki göller, deltalar, lagünler, barajlar ve geniş sulak alanlarda görülebilir. Meriç Deltası, İç Anadolu'daki büyük sulak alanlar, Ege ve Akdeniz deltaları gibi uygun bölgeler kışlayan ve göç sırasında konaklayan bireyler için önemlidir. Türkiye'deki sayıları kış koşullarına ve sulak alanların su seviyelerine göre yıldan yıla değişebilir. Genellikle sürüler halinde bulunur ve diğer yüzey ördekleriyle karışık gruplar oluşturabilir. İlkbaharda kuzeydeki üreme alanlarına doğru hareket ederek Türkiye'den büyük ölçüde ayrılır.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Kılkuyruk ince gövdeli, uzun boyunlu ve zarif yapısıyla diğer yüzey ördeklerinden kolaylıkla ayrılabilir. Üreme giysisindeki erkek son derece karakteristiktir. Baş koyu çikolata kahverengisi, göğüs ve boynun ön kısmı parlak beyazdır. Boynun iki yanından başa doğru yükselen ince beyaz çizgiler koyu başla belirgin kontrast oluşturur. Gövde açık gri, sırt daha koyu desenli, kuyruk ise uzun ve sivridir. Kuyruğun ortasındaki uzamış siyah telekler türe Türkçe adını veren iğne biçimli görünümü oluşturur. Dişi kahverengi, ince desenli ve daha sade renklidir; ancak diğer dişi yüzey ördeklerinden daha ince yapısı, uzun boynu ve sivri kuyruğuyla ayrılabilir. Gaga her iki eşeyde de uzun ve nispeten dardır. Erkek yaz sonunda geçici olarak daha soluk ve dişiye benzeyen tutulma giysisine geçer. Uçuşta uzun boynu, ince gövdesi ve sivri kuyruğu zarif bir siluet oluşturur; kanat vuruşları hızlıdır. Sürüleri çoğunlukla düzenli ve hızlı uçar. Erkek yumuşak, kısa bir ıslık sesi çıkarırken dişinin sesi daha kaba ve ördeksi karakterdedir. Yerde biraz hantal görünmesine karşılık suda ve havada son derece zarif bir türdür.

Habitat

Üreme döneminde açık ve sığ tatlı su alanlarını, tundra göllerini, bataklıkları, taşkın düzlüklerini, ıslak çayırları ve seyrek bitki örtülü gölet çevrelerini tercih eder. Yuvasını genellikle suya yakın fakat kuru zeminde, kısa otların veya seyrek bitkilerin arasındaki sığ bir çukura kurar. Yuva bitkisel malzemelerle hazırlanır ve iç kısmı dişinin tüyleriyle döşenir. Üreme sonrasında habitat tercihi genişler. Göç ve kışlama dönemlerinde büyük göller, deltalar, lagünler, nehir ağızları, taşkın ovaları, tuzlu veya acı su bataklıkları ve korunaklı kıyılar kullanılır. Özellikle geniş, sığ ve açık su yüzeylerinin çamurluklar veya su basmış çayırlarla birlikte bulunduğu alanlar elverişlidir. Gündüzleri açık suda dinlenen sürüler akşam ve gece saatlerinde sığ beslenme alanlarına geçebilir. Kışın kıyısal haliçlerden iç kesimlerdeki göllere kadar farklı sulak alanlardan yararlanabilmesi türün geniş yayılışına katkı sağlar. Su seviyelerindeki büyük değişimler, sulak alanların kurutulması ve sığ beslenme bölgelerinin kaybı kışlayan sürüleri doğrudan etkileyebilir.

Beslenme

Kılkuyruk hem bitkisel hem hayvansal besinlerden yararlanan bir yüzey ördeğidir. Su bitkilerinin tohumları, yaprakları ve diğer yumuşak kısımları ile çeşitli ot ve tahıl tohumları beslenmesinde önemli yer tutar. Bunun yanında sucul böcekler ve larvaları, küçük kabuklular, yumuşakçalar ve diğer omurgasızları da tüketir; hayvansal besinlerin önemi özellikle üreme döneminde artabilir. Beslenirken çoğunlukla baş ve boynunu suya daldırır veya gövdesinin ön bölümünü su altında tutup kuyruğunu yukarı kaldırarak dipteki besinlere ulaşır. Uzun boynu diğer bazı yüzey ördeklerinden daha derindeki besinleri almasına yardımcı olur. Çamurlu sığlıklarda gagasıyla suyu ve yumuşak zemini süzerek küçük besinleri toplar. Kışın su basmış tarlalar, çayırlar ve anızlarda gece beslenmesi de görülebilir. Gündüz dinlenme alanları ile gece kullanılan beslenme bölgeleri arasında düzenli hareket edebilir. Mevsime ve bulunduğu sulak alana göre bitkisel ve hayvansal besinler arasında geçiş yapabilmesi, farklı kışlama habitatlarından yararlanmasını sağlar.