Küçük Kumkuşu, Kuzey Avrasya'nın Arktik kuşağında üreyen ve kışlamak için binlerce kilometre güneye göç eden küçük bir kıyı kuşudur. Üreme alanları kuzey İskandinavya'dan başlayarak Rusya'nın Arktik kıyıları ve Sibirya boyunca doğuya uzanır. Üreme dönemi sona erdiğinde geniş bir cephe halinde güneye hareket eder; Avrupa ve Batı Asya üzerinden geçen popülasyonlar Akdeniz havzası, Afrika ve Orta Doğu'ya ulaşırken diğerleri Güney Asya'ya kadar ilerler. Türkiye türün önemli göç ve kışlama coğrafyası içerisinde yer alır. Özellikle sonbahar göçünde sulak alanlarda düzenli olarak görülür; ilkbahar geçişi genellikle daha kısa ve hızlıdır. Sonbahardaki sayılar üreme başarısına bağlı olarak yıldan yıla büyük değişiklik gösterebilir ve başarılı yıllarda genç bireyler göçmenlerin önemli bölümünü oluşturur. Göç sırasında tek başına görülebilse de çoğunlukla küçük veya büyük gruplar oluşturur ve özellikle Karakarınlı Kumkuşu gibi diğer küçük kıyı kuşlarıyla karışık sürüler halinde beslenebilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Avrupa ve Türkiye'de düzenli görülen en küçük kumkuşlarından biridir. Boyu yaklaşık 12–15 cm, kanat açıklığı 27–31 cm, ağırlığı çoğunlukla 20–40 gram arasındadır. Karakarınlı Kumkuşu'nun yaklaşık üçte ikisi büyüklüğündedir ve onun yanında bulunduğunda küçük yapısı hemen fark edilir. Gaga siyah, ince, düz ve oldukça kısadır; bacaklar da siyahtır. Üreme giysisindeki erişkinlerin baş, boyun ve üst taraflarında sıcak kızıl-kahverengi tonlar bulunur; sırttaki koyu tüy merkezleri ve açık kenarlar belirgin desen oluşturur. Alt taraf büyük ölçüde beyazdır. Kış giysisinde kızıl tonlar kaybolur ve üst taraf daha düzgün gri-kahverengi hale gelir. Genç bireyler sonbaharda özellikle dikkat çekicidir; sırt tüylerinin açık kenarları belirgin pullu bir desen ve sırtta iki açık renkli çizgi oluşturur. Erkek ve dişi görünüş bakımından benzerdir. Uçuşta dar beyaz kanat çizgisi ve kuyruk sokumundaki koyu merkezli desen görülebilir. Hızlı, neredeyse telaşlı beslenme hareketleri de arazide tanınmasına yardımcı olan karakteristik davranışlarından biridir.
Habitat
Üreme döneminde Arktik tundranın açık ve nemli bölgelerini kullanır. Yosunlu tundralar, küçük gölcüklerin çevresi, kar erimesiyle oluşan geçici sulak alanlar, bataklıklar ve seyrek bodur bitki örtüsünün bulunduğu düzlükler başlıca üreme habitatlarıdır. Yuvasını doğrudan yerde, bitki örtüsünün arasındaki sığ bir çukura kurar. Tipik olarak dört yumurta bırakır ve kuluçka yaklaşık üç hafta sürer. Üreme dönemi dışında habitat seçimi oldukça genişler. Göç ve kışlama sırasında göl ve göletlerin çamurlu kıyıları, nehir kenarları, rezervuarlar, mevsimsel su birikintileri, bataklıklar, lagünler, haliçler, tuzlalar ve gelgit çamurluklarında görülebilir. Tatlı, acı ve tuzlu sulak alanlardan yararlanabilmesi uzun göç yolculuğunda önemli avantaj sağlar. Özellikle su seviyesinin düşmesiyle yeni ortaya çıkan geniş, yumuşak çamur düzlükleri yoğun biçimde kullanılır. İnsan yapımı tuzlalar, sulama alanları ve arıtma havuzları da uygun su seviyesine sahip olduklarında önemli dinlenme ve beslenme alanları oluşturabilir.
Beslenme
Küçük Kumkuşu ağırlıklı olarak çok küçük omurgasızlarla beslenir. Üreme alanlarında sinekler ve larvaları, özellikle sivrisinek ve uzunbacaklı sinek larvaları ile küçük kınkanatlılar önemli besin kaynaklarıdır. Göç ve kışlama dönemlerinde diyet genişleyerek küçük solucanlar, kabuklular, yumuşakçalar ve farklı sucul omurgasızları kapsar. Zaman zaman küçük tohumlar ve diğer bitkisel materyaller de tüketilebilir. Beslenirken sığ su veya ıslak çamur üzerinde son derece hızlı hareket eder ve gagasıyla yüzeyi arka arkaya yoklayarak küçük avları toplar. Bu hızlı gaga hareketleri bazen bir dikiş makinesinin düzenli hareketini andıracak kadar seri olabilir. Avını hem görerek hem de gagasıyla çamuru yoklayarak bulabilir. Küçük vücudu ve hafifliği sayesinde son derece sığ sularda ve yumuşak çamur yüzeylerinde rahatça hareket eder. Göç döneminde uygun bir sulak alana ulaştığında günün önemli bölümünü yoğun biçimde beslenerek geçirir; böylece uzun mesafeli uçuşlar için gerekli yağ rezervlerini hızla yeniler. Besin açısından zengin sığ çamurlukların korunması bu nedenle yalnızca kışlama döneminde değil, göç yolculuğunun tamamında tür için büyük önem taşır.