Akyanaklı Baştankara, Doğu Akdeniz, Balkanlar, Anadolu, Kafkasya'nın güneyi ve Orta Doğu ile İran'ın dağlık kesimlerinde yayılış gösteren büyük yapılı bir baştankara türüdür. Avrupa'daki dağılımı ağırlıklı olarak Balkan Yarımadası'nda yoğunlaşır; Yunanistan'dan doğuya doğru Türkiye üzerinden Güney Kafkasya, Levant, Kuzey Irak ve İran'a kadar devam eder. Türkiye, türün dağılımının merkezindeki önemli bölgelerden biridir ve özellikle batı, güney ve iç kesimlerde uygun habitatlarda görülebilir. Türkiye'de bulunan popülasyonlar ağırlıklı olarak P. l. anatoliae alt türüne dahildir. Büyük ölçüde yerleşiktir ve uzun mesafeli düzenli göç gerçekleştirmez. Bununla birlikte özellikle yüksek kesimlerde yaşayan bireyler sert kış koşullarında daha düşük yükseltilere inerek kısa mesafeli veya yükseltiye bağlı hareketler yapabilir. Üreme dönemi dışında çiftler halinde veya tek başına görülebildiği gibi sonbahar ve kış aylarında diğer baştankara türleriyle gevşek karışık gruplara da katılabilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 14–15 cm uzunluğunda, 21–23 cm kanat açıklığında ve 16–19 gram ağırlığında, güçlü ve iri görünümlü bir baştankaradır. Başın üst kısmı ve ense koyu kahverengi-siyaha yakın renktedir. Yanaklar ve kulak örtüleri geniş beyaz alan oluştururken çene ve boğazda büyük, koyu renkli bir önlük bulunur. Sırt genel olarak mat gri-kahverengi veya sıcak kahverengi tonlarındadır. Alt taraf kirli beyaz ile açık gri arasında değişir; göğsün yanlarında ve böğürlerde hafif tarçın veya kahverengimsi tonlar görülebilir. Gaga kısa fakat sağlam, bacaklar koyu gridir. Erkek ve dişi birbirine çok benzer; dişinin başlığı ve boğaz lekesi ortalama olarak biraz daha kahverengimsi olabilir. Genç bireylerde renkler daha soluktur ve boğaz lekesi gri-kahverengi görünür. Diğer Poecile türlerinden daha iri gövdesi, büyük başı, geniş beyaz yanakları ve belirgin koyu boğaz alanıyla ayrılır. Hareketleri diğer bazı baştankaralara göre daha sakin görünse de dallar, gövdeler ve çalılar üzerinde oldukça çeviktir.
Habitat
Akyanaklı Baştankara özellikle kuru, taşlık ve yarı açık ağaçlık habitatlarla ilişkilidir. Meşe toplulukları, seyrek çam ve sedir ormanları, makilikler, kayalık yamaçlardaki çalılıklar, zeytinlikler ve diğer meyve bahçeleri sık kullandığı alanlardır. Açık tarım parçalarıyla ağaçlık ve çalılıkların birbirine karıştığı mozaik habitatlarda da bulunur. Akarsu kenarlarındaki söğüt ve kavak toplulukları, bağlar, parklar ve eski bahçelerden yararlanabilir. Türkiye'de deniz seviyesine yakın bölgelerden yaklaşık 2100 metreye kadar çıkabilir. Yuvasını çoğunlukla bir ağacın doğal kovuğuna veya çürümüş gövde içerisindeki boşluğa yapar; yumuşak ve çürümekte olan odunu kendisinin genişletebildiği de görülür. Daha seyrek olarak kaya boşlukları ve uygun yapay yuvalıklar kullanılabilir. Yuva bitki lifleri, yün ve benzeri yumuşak malzemelerle hazırlanarak tüylerle döşenir. Üreme dönemi bölge ve yükseltiye göre değişmekle birlikte genellikle ilkbahar ile yaz başı arasındadır. Dişi çoğunlukla 5–7 yumurta bırakır; kuluçkayı dişi yürütürken yavruların beslenmesine her iki ebeveyn katılır.
Beslenme
Akyanaklı Baştankara karma beslenen bir türdür ve besin tercihleri mevsime göre değişir. İlkbahar ve yaz aylarında böcekler ve diğer küçük omurgasızlar beslenmenin önemli bölümünü oluşturur. Tırtıllar, kınkanatlılar, böcek larvaları, küçük örümcekler ve ağaçlarla çalılar üzerinde yaşayan çeşitli eklembacaklıları toplar. Üreme döneminde özellikle yavruların gelişimi için protein bakımından zengin omurgasızlara yönelir. Sonbahar ve kış aylarında böceklerin azalmasıyla birlikte tohumların ve diğer bitkisel besinlerin payı artar. Besinini çoğunlukla ağaçların alt dallarında, çalılarda ve kalın dallar üzerinde arar; zaman zaman gövdelerde ilerleyebilir ve yere inerek de beslenebilir. Havalanan küçük böcekleri kısa uçuşlarla yakaladığı da görülür. Diğer birçok baştankara gibi bulduğu bazı besinleri hemen tüketmek yerine ağaç kabuğundaki çatlaklara veya başka uygun noktalara saklayarak daha sonra kullanabilir. Bu davranış özellikle kış aylarında besin kaynaklarının düzensizleştiği dönemlerde avantaj sağlar. Böceklerle tohumlar arasında mevsime göre geçiş yapabilmesi, kurak Akdeniz habitatlarından dağlık ormanlara kadar farklı ortamlarda yıl boyunca yaşayabilmesine katkıda bulunur.