Kulaklı Orman Baykuşu, Kuzey Yarımküre'de geniş bir dağılıma sahip orta büyüklükte bir baykuştur. Avrupa'nın büyük bölümünden Kuzey Afrika'nın bazı kesimlerine, Türkiye ve Orta Doğu üzerinden Orta Asya, Sibirya, Moğolistan ve Çin'e kadar uzanan geniş bir alanda bulunur. Kuzey Amerika'da da yaygın popülasyonları vardır. Dağılım alanının ılıman kesimlerindeki bireylerin önemli bölümü yerleşik veya kısa mesafeli hareketler yaparken, kuzeyde yaşayan popülasyonlar kışın güneye göç eder. Bu nedenle sonbahar ve kış aylarında bazı bölgelerde yerel popülasyona kuzeyden gelen göçmenler katılır. Türkiye'de yıl boyunca görülebilir ve uygun ağaçlıklarla açık avlanma alanlarının bir arada bulunduğu bölgelerde ürer. Kışın davranışı değişerek gündüzleri toplu halde tüneyebilir; uygun ağaç gruplarında birkaç bireyden çok daha büyük sayılara ulaşabilen ortak geceleme ve dinlenme toplulukları oluşabilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 35–40 cm uzunluğunda, 90–100 cm civarında kanat açıklığına sahip, ince ve uzun görünümlü bir baykuştur. Ağırlığı çoğunlukla 250–300 gram civarındadır. Başının üzerinde bulunan uzun tüy demetleri kulak izlenimi verir; ancak bunlar gerçek kulak değildir ve işitmeyle doğrudan bağlantıları yoktur. Dinlenirken veya dikkat kesildiğinde bu tüyleri belirgin biçimde dikleştirebilir. Gözleri çarpıcı turuncu renktedir ve göz çevresindeki koyu alanlarla birlikte karakteristik bir yüz ifadesi oluşturur. Tüyleri kahverengi, kızıl, krem ve gri tonlarının karmaşık desenlerinden meydana gelir. Alt taraf açık renkli ve koyu uzunlamasına çizgilidir. Bu desen ağaç gövdeleri ve dallar arasında olağanüstü bir kamuflaj sağlar. Dişi ve erkek birbirine oldukça benzer; erkekler genellikle biraz daha açık tonludur. Geniş kanatları ve özel yapılı uçuş tüyleri sayesinde son derece sessiz uçabilir. Gündüz rahatsız edildiğinde vücudunu inceltip uzatarak, gözlerini kısarak ve kulak tüylerini dikleştirerek çevresindeki dallarla bütünleşmeye çalışması dikkat çekici bir savunma davranışıdır.
Habitat
Yaşam alanı seçiminde iki temel unsur önemlidir: gündüz saklanabileceği ve yuvalayabileceği yoğun ağaçlık alanlarla gece avlanabileceği açık arazilerin birbirine yakın olması. İğne yapraklı veya karışık ormanların kenarları, küçük korular, ağaç sıraları, çalılıklar, tarım arazileri çevresindeki ağaçlık şeritler, meralar ve açık ormanlar uygun habitatlardır. Çok sık ve geniş kapalı ormanların iç kesimlerinden ziyade açıklıklarla parçalanmış ormanları tercih eder. İğne yapraklı ağaçlar yoğun dalları sayesinde hem gündüz saklanma hem de kışın toplu tüneme açısından özellikle elverişlidir. Kendi yuvasını genellikle yapmaz; karga, saksağan ve diğer iri kuşların terk edilmiş dal yuvalarını kullanır. Nadiren yerde veya yoğun çalıların altında da yuvalayabilir. Çoğunlukla 3–4 yumurta bırakır ve kuluçka yaklaşık dört hafta sürer. Yavrular tam uçma yeteneği kazanmadan önce yuvadan ayrılıp çevredeki dallara geçebilir; bu dönemde özellikle geceleri çıkardıkları güçlü yiyecek isteme sesleri türün varlığını ele verebilir.
Beslenme
Kulaklı Orman Baykuşu büyük ölçüde küçük memeliler üzerinde uzmanlaşmış gececi bir avcıdır. Tarla fareleri ve diğer küçük kemirgenler beslenmesinin temelini oluşturur; fareler, sıçanların küçük bireyleri ve sivri fareler de avları arasındadır. Türkiye'de yapılan pelet incelemelerinde de küçük memelilerin beslenmenin büyük bölümünü oluşturduğu ve özellikle Microtus cinsi tarla farelerinin çok önemli bir av grubu olduğu belirlenmiştir. Küçük kuşlar, böcekler ve diğer küçük omurgalılar daha düşük oranlarda tüketilebilir; kuşların payı özellikle kış döneminde veya kemirgenlerin azaldığı zamanlarda artabilir. Avlanmasını çoğunlukla hava karardıktan sonra açık tarım alanları, çayırlar ve meralar üzerinde gerçekleştirir. Sessiz ve düşük uçuşlarla araziyi tarar; gelişmiş işitme yeteneği sayesinde karanlıkta veya bitki örtüsü içerisinde hareket eden küçük bir memelinin yerini belirleyebilir. Avını çoğunlukla yerde yakalar ve bütün olarak yutar. Sindirilemeyen kemik, diş ve tüyleri daha sonra pelet halinde çıkarır. Kemirgenler üzerindeki yoğun av baskısı nedeniyle tarımsal alanlarda doğal küçük memeli kontrolüne katkı sağlayan önemli yırtıcılardan biridir.