TÜR DETAYI

Sarıgagalı leylek

Yellow-billed Stork • Mycteria ibis
Türkiye için nadir tür
Sarıgagalı leylek - Mycteria ibis kuş görseli © Ornito.org
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 90-105 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 150-165 cm
Ağırlık Ağırlık 1900-2600 gr
Görüldüğü İller
Sarıgagalı leylek Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (0)
Görülme durumu
Türkiye’de rastlantısal kayıtlarla görülen tür
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
LCEk-II--Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Sarıgagalı Leylek, esas olarak Sahra Altı Afrika’da yayılış gösteren iri bir sulak alan kuşudur. Batıda Senegal ve çevresinden başlayarak Doğu Afrika’ya, oradan kıtanın güneyine kadar uygun sulak alanlarda görülür; ayrıca Madagaskar’ın batı kesimlerinde de bulunur. Özellikle Doğu Afrika’daki geniş göl sistemleri, taşkın ovaları ve mevsimsel sulak alanlar önemli yaşam bölgeleridir. Türün hareketleri klasik ve düzenli bir göçten çok yağış, su seviyesi ve besin kaynaklarının durumuna bağlıdır. Sulak alanlar kurumaya başladığında balıkların sığ bölgelerde yoğunlaşmasını takip ederek geniş mesafeler boyunca yer değiştirebilir; bazı popülasyonlar ise daha yerleşik davranır. Kuzey Afrika ve Akdeniz havzasında doğal yayılışının dışında kalan seyrek ziyaretçiler görülebilir. Türkiye’de son derece nadir bir konuktur. Türkiye Kuş Kayıt Komitesi kayıtlarında 2012 yılında Ankara Mogan Gölü’nde görülen bir birey ile 2025 yılında Bolu’da kaydedilen bir birey bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye’deki gözlemleri düzenli göç hareketinin parçası olarak değil, doğal yayılış alanının oldukça kuzeyinde gerçekleşen nadir ziyaretler olarak değerlendirilmelidir.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Orta-iri boylu, uzun bacaklı ve güçlü yapılı bir leylektir. Yaklaşık 90–105 cm boya ve 150–165 cm civarında kanat açıklığına ulaşabilir. Erişkinlerin gövdesi büyük ölçüde beyazdır ve tüylerde özellikle üreme döneminde hafif pembemsi bir ton görülebilir. Kanat uçuş telekleri ve kuyruk siyahtır; uçarken geniş beyaz kanatlarla siyah telekler arasında belirgin bir kontrast oluşur. Türün en karakteristik özelliği uzun, kalın ve uca doğru hafifçe aşağı kıvrılan parlak sarı gagasıdır. Göz çevresi ile gaga kökü arasındaki tüysüz yüz derisi kırmızıdan turuncu-kırmızıya değişir; bacaklar da pembemsi veya kırmızımsıdır. Üreme döneminde çıplak bölgelerin renkleri daha canlı hale gelir. Erkek ve dişi tüy yapısı bakımından benzerdir, ancak erkek ortalama olarak daha iridir. Genç bireyler erişkinlerden kolayca ayrılır; genel renkleri gri-kahverengi, kanatları daha koyu, gagaları donuk sarımsı ve yüzleri daha soluktur. Uçuş sırasında boynunu tamamen ileri, uzun bacaklarını geriye uzatır. Geniş kanatlarıyla sıcak hava akımlarından yararlanarak uzun süre süzülebilir ve uygun koşullarda yüksekten toplu uçuşlar gerçekleştirebilir.

Habitat

Sarıgagalı Leylek yaşamını büyük ölçüde sığ sulak alanlara bağlı sürdürür. Tatlı su bataklıkları, taşkın ovaları, göl kenarları, nehirlerin sığ bölümleri, mevsimsel göletler, lagünler, çamurluklar ve su altında kalan otlaklar başlıca habitatlarıdır. Pirinç tarlaları ve benzeri yapay sulak alanlardan da yararlanabilir. Beslenirken genellikle açık, yoğun bitki örtüsü bulunmayan ve suyun oldukça sığ olduğu kesimleri seçer. Özellikle yağış döneminin ardından su seviyesinin düşmeye başladığı alanlar önemlidir; çekilen sular balıkları ve diğer su canlılarını küçük havuzlarda yoğunlaştırarak kolay ulaşılabilir hale getirir. Üreme döneminde koloniler oluşturur ve yuvalarını çoğunlukla su içinde veya suya yakın büyük ağaçlara kurar. Aynı kolonide balıkçıllar, ibisler ve başka leylek türleri de bulunabilir. Dallardan yapılan geniş platform biçimindeki yuvaya genellikle 2–3 yumurta bırakılır. Ebeveynlerin ikisi de kuluçka ve yavru bakımına katılır. Üreme zamanlaması bölgesel yağışlara ve uygun beslenme koşullarının oluşmasına göre değişebilir.

Beslenme

Beslenmesinin temelini küçük tatlı su balıkları oluşturur; kurbağalar, iribaşlar, kabuklular, sucul böcekler, solucanlar ve diğer küçük su canlılarını da tüketir. Avlanma yöntemi görmeden çok dokunmaya dayanmasıyla dikkat çeker. Sığ suda yavaşça yürürken gagasını kısmen açık biçimde suya sokar ve ayaklarıyla tabanı karıştırabilir. Bir av gagaya temas ettiğinde çok hızlı bir refleksle gagasını kapatarak yakalar. Bu yöntem bulanık sularda dahi etkili biçimde beslenmesini sağlar. Çoğunlukla toplu halde avlanır ve su seviyesi düşerken balıkların yoğunlaştığı alanlarda diğer su kuşlarıyla birlikte büyük beslenme grupları oluşturabilir.