TÜR DETAYI

Söğütbülbülü

Willow Warbler Phylloscopus trochilus
Görülme
Transit Göçmen
Söğütbülbülü - Phylloscopus trochilus kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 11-12.5 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 16-22 cm
Ağırlık Ağırlık 7-12 gr
Görüldüğü İller
Söğütbülbülü Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (0)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
LCEk-III--Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Söğütbülbülü, Batı Avrupa ve Britanya Adaları’ndan İskandinavya boyunca Rusya ve Sibirya’nın doğusuna kadar uzanan çok geniş bir kuşakta üreyen uzun mesafeli göçmen bir çıvgındır. Kuzey Avrupa’nın en yaygın ötücülerinden biridir ve kuzeyde ağaç sınırına kadar ulaşabilir. Üreme döneminin ardından popülasyonun tamamına yakını güneye hareket ederek Sahra’yı aşar ve kışı Sahra altı Afrika’da geçirir. Batı ve kuzey Avrupa kuşları ağırlıklı olarak Batı ve Orta Afrika’ya, daha doğudaki popülasyonlar ise Afrika’nın doğu ve güney kesimlerine yönelir. Türkiye esas olarak önemli bir geçiş bölgesidir. İlkbaharda Afrika’dan kuzeydeki üreme alanlarına ilerleyen kuşlar mart sonundan itibaren görülmeye başlar ve geçiş nisan-mayıs aylarında belirginleşir. Sonbaharda ağustos-eylül döneminde yeniden yaygınlaşır; geç bireyler ekim ayında da görülebilir. Türkiye’de özellikle göç dönemlerinde kıyı bölgeleri, deltalar, vadiler, parklar, bahçeler ve ağaçlık alanlarda karşılaşılır. Ülkemizde düzenli ve yaygın bir kış kuşu değildir; kış kayıtları oldukça sıra dışıdır.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

İnce yapılı, narin gagalı ve genel olarak zeytin yeşili-kahverengi tonlarında küçük bir çıvgındır. Üst taraf yeşilimsi veya zeytin kahverengi, alt taraf kirli beyazdır; boğaz ve göğüste değişen miktarda soluk sarılık bulunabilir. Gözün üzerinde çoğunlukla belirgin, açık sarımsı bir kaş çizgisi vardır ve gözden geçen koyu çizgi bunun daha güçlü görünmesini sağlar. Gaga ince ve sivridir; alt gaganın önemli bölümü açık renklidir. Bacaklar genellikle açık kahverengi, sarımsı veya pembemsi tonlardadır. Kanatları Çıvgına göre daha uzun ve sivri, primer çıkıntısı daha belirgindir; bu özellik uzun mesafeli göç yaşamına uyumludur. Erkek ve dişi tüy görünüşü bakımından benzerdir. En çok Çıvgın ile karıştırılır. Söğütbülbülünde daha uzun kanat, daha açık bacaklar, daha belirgin kaş, daha temiz yüz görünümü ve genellikle daha sarımsı alt taraf ayrımda yardımcıdır; ancak bu özelliklerin hiçbiri tek başına kesin değildir. Ses iki türü ayırmanın en güvenilir yollarındandır. Ötüşü yüksekten başlayarak kademeli biçimde alçalan, yumuşak ve melodik bir dizi notadan oluşur; çağrısı ise yumuşak, hafif yükselen, iki heceli bir ıslığı andırır. Sürekli hareket ederek yapraklar arasında beslenmesi de tipik davranışıdır.

Habitat

Söğütbülbülü üreme döneminde açık ve genç ağaçlık alanları, orman kenarlarını, seyrek huş ve söğüt topluluklarını, fundalıkları, çalılıklarla karışık açıklıkları ve yeniden gelişmekte olan genç ormanları tercih eder. Çok sık ve kapalı yaşlı ormanlardan ziyade güneş ışığının alt bitki örtüsüne ulaşabildiği, ağaç ve çalıların farklı yüksekliklerde bulunduğu mozaik habitatlarda daha sık görülür. Kuzeyde seyrek tayga, bataklık çevresindeki huşluk ve söğütlüklerde de yaygındır. Erkekler üreme alanına ulaştıktan sonra düzenli ötüş noktaları kullanarak bölgelerini savunur. Yuva diğer birçok çıvgından farklı olarak ağaçta değil, yerde veya zemine çok yakın konumda yapılır. Genellikle ot kümesi, eğrelti, çalı veya alçak bitkilerin altında iyi gizlenmiş, kubbeli ve yan girişli bir yapıdadır. Kuru otlar, yapraklar, yosun ve ince bitkisel materyaller kullanılır; iç kısmı daha yumuşak malzemelerle döşenir. Çoğunlukla 5–7 yumurta bırakılır ve kuluçkayı esas olarak dişi yürütür. Göç sırasında habitat konusunda çok daha esnektir; kıyı çalılıkları, sazlık kenarları, meyve bahçeleri, kent parkları ve küçük ağaç topluluklarında dahi görülebilir.

Beslenme

Söğütbülbülü esas olarak böcekçil bir türdür. Küçük sinekler, sivrisinekler, yaprak bitleri, kınkanatlılar, küçük güveler, tırtıllar, böcek yumurtaları ve larvaları ile örümcekler başlıca besinlerini oluşturur. Avını çoğunlukla ağaç ve çalıların yaprakları, ince dalları ve sürgünleri üzerinde arar. Sürekli hareket ederek yaprakların alt yüzlerini kontrol eder, küçük omurgasızları gagasıyla toplar ve sık sık kısa uçuşlarla havadaki böcekleri yakalar. Üreme döneminde yavrulara ağırlıklı olarak yumuşak gövdeli böcekler, larvalar ve örümcekler taşınır. Yaz sonu ve sonbaharda göçe hazırlanırken beslenme yoğunluğu belirgin biçimde artar; böceklerin yanında küçük ve yumuşak meyvelerden de yararlanabilir. Uzun Sahra geçişi öncesinde yeterli yağ rezervi oluşturması hayati önem taşır. Göç sırasında böcek bakımından zengin kıyı çalılıkları, sulak alan kenarları ve korunaklı ağaçlıklar bu nedenle önemli dinlenme ve beslenme duraklarıdır.