Sukılavuzu, Avrupa'nın büyük bölümünden Kuzey Afrika'nın bazı kesimlerine, Anadolu ve Orta Doğu üzerinden Orta Asya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada görülür. Kuzey ve doğudaki popülasyonların bir bölümü göçmen veya kısmen göçmendir; sonbaharda daha ılıman bölgelere hareket ederken batı ve güneydeki birçok popülasyon yıl boyunca yaşam alanlarında kalabilir. Türkiye'de uygun sulak alanların bulunduğu çok sayıda bölgede görülebilen, yerel olarak üreyen ve kışın kuzeyden gelen bireylerle sayısı artabilen bir türdür. Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu'daki sazlık göller, deltalar ve bataklıklarda kaydedilebilir. Göç dönemlerinde küçük sulak alanlarda ve kıyıdaki yoğun bitki örtüsünde de ortaya çıkabilir. Son derece gizli yaşadığı için bulunduğu bir sulak alanda uzun süre görülmeden kalabilir. Keskin ve domuz yavrusunu andıran karakteristik çağrısı çoğu zaman kuş görülmeden önce varlığını ele verir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Sukılavuzu, ince gövdeli, kısa kuyruklu ve yelveler arasında dikkat çekici derecede uzun gagalı bir su kuşudur. Erişkinlerin baş ve göğüs bölgesi mavimsi gri, sırt ve kanat üstleri sıcak kahverengi zemin üzerinde koyu çizgilidir. Böğürlerde belirgin siyah-beyaz enine bantlar bulunur. Gaga uzun, hafif aşağı kıvrık ve erişkinlerde kırmızımsıdır; bacaklar et rengi ile kahverengimsi tonlar arasında değişebilir. Kuyruk altındaki açık renkli alan ve bantlı böğürler kuş sazların arasında ilerlerken zaman zaman görülür. Erkek ve dişi genel tüy görünüşü bakımından benzerdir; erkek çoğunlukla biraz daha güçlü yapılı ve daha uzun gagalıdır. Genç bireyler erişkinlerden daha kahverengi ve soluk görünür; yüz, boyun ve alt taraflarında gri renk daha az gelişmiştir ve gaga daha mat renklidir. Gövdesinin yandan basık yapısı yoğun saz ve kamış saplarının arasından kolayca geçmesine yardımcı olur. Uzun parmakları yumuşak çamurlu zeminde hareket etmeye uygundur. Tehlike karşısında çoğunlukla uçmak yerine bitki örtüsünün içine koşarak saklanır. Havalandığında uçuşu genellikle kısa ve alçaktır. Uzun kırmızımsı gagası, gri yüz ve göğsü, kahverengi sırtı ve siyah-beyaz çizgili böğürleri türün temel tanı özellikleridir.
Habitat
Sukılavuzu yoğun kıyı bitkileri bulunan sığ tatlı ve hafif acı sulak alanları tercih eder. Sazlıklar, kamışlıklar, bataklıklar, göl ve gölet kıyıları, deltalar, nehir kenarları, taşkın düzlükleri ve bitki örtüsü gelişmiş kanallar başlıca yaşam alanlarıdır. Açık suyun hemen yanında yoğun saz, kamış, hasırotu veya benzeri bitkilerin bulunması özellikle uygundur. Günün büyük bölümünü bu örtünün içinde geçirir; çamurlu açıklıklara ve sığ su kenarlarına çoğunlukla beslenmek için çıkar. Kışın donmayan kaynaklar, küçük akarsular ve bitki örtülü drenaj kanalları gibi daha dar sulak alanları da kullanabilir. Yuvasını yoğun bitkiler arasında, çoğunlukla su seviyesine yakın bir noktada kuru saz yaprakları ve diğer bitkisel malzemelerle oluşturur. Yuva çevresindeki örtü hem yumurtaları hem de yetişkinleri gizler. Yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra hareket edebilir ve ebeveynlerini takip ederek yoğun bitkilerin arasında dolaşır. Su seviyesinin aşırı düşmesi, sazlıkların tamamen temizlenmesi ve sulak alanların kurutulması uygun habitatı azaltır. Küçük fakat iyi gelişmiş kıyı bitkileri bulunan sulak alanlar bile barınma ve beslenme alanı sağlayabilir.
Beslenme
Sukılavuzu ağırlıklı olarak hayvansal besinlerle beslenen fırsatçı bir türdür. Böcekler ve larvaları, solucanlar, küçük yumuşakçalar, örümcekler, kabuklular ve diğer sucul ya da karasal omurgasızlar diyetinde önemli yer tutar. Küçük balıklar, kurbağa yavruları ve başka küçük su canlılarını da yakalayabilir; zaman zaman leş, tohum ve bitkisel parçalarla beslenebilir. Uzun gagasını çamura, ıslak yaprakların arasına ve sığ suya sokarak gizlenmiş avları araştırır. Sazlık kenarlarında yavaşça yürürken su yüzeyinden veya bitkilerin üzerinden küçük canlıları toplar. Açık alanda beslenirken koruyucu örtüden fazla uzaklaşmaz ve tehlike hissettiğinde hızla sazların arasına çekilir. Beslenme biçimi mevsime, su seviyesine ve bulunduğu sulak alandaki av bolluğuna göre değişebilir.