Alaca Yalıçapkını, Afrika'nın büyük bölümü ile Orta Doğu ve Güney Asya boyunca geniş bir dağılışa sahiptir. Nil Vadisi ve Sahra'nın güneyindeki Afrika'dan Doğu Afrika'ya, Levant ve Mezopotamya üzerinden Pakistan ve Hindistan'a kadar uzanır. Dağılımının büyük bölümünde yerleşiktir; ancak su seviyeleri, balık bolluğu ve mevsimsel koşullara bağlı olarak yerel hareketler yapabilir. Avrupa'daki dağılımı son derece sınırlıdır ve Türkiye türün kuzeybatı yayılış sınırlarından birini oluşturur. Türkiye'de özellikle güney ve güneydoğudaki uygun akarsu ve sulak alanlarda yerel olarak görülür. Fırat ve Dicle havzaları ile Akdeniz'e yakın bazı sulak alanlar tür açısından önemlidir. Uygun habitatlarda yıl boyunca bulunabilir ve aynı nehir kesimlerini uzun süre kullanabilir. Çoğunlukla tek başına veya çift halinde görülmesine rağmen balığın yoğun olduğu sularda birkaç birey bir araya gelebilir. Diğer birçok yalıçapkınının aksine geniş su yüzeylerinde kıyıdan oldukça uzakta avlanabilmesi, uygun sulak alanları daha geniş ölçekte kullanmasına olanak verir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Alaca Yalıçapkını siyah-beyaz tüyleri, uzun sivri gagası ve belirgin tepesiyle kolay tanınan bir yalıçapkınıdır. Baş siyah ve beyaz desenlidir; tepede geriye doğru uzanan dağınık siyah tüyler bulunur. Sırt ve kanatlar siyah zemin üzerinde yoğun beyaz lekeler taşır, alt taraflar büyük ölçüde beyazdır. Bu güçlü karşıtlık uçuş sırasında da belirgin biçimde görülür. Gaga uzun, düz, güçlü ve siyahtır; balığı kavramaya uygun sivri bir yapıya sahiptir. Erkek ve dişi göğüs deseninden ayrılabilir. Erkekte göğüs üzerinde iki koyu siyah bant bulunurken dişide genellikle tek ve ortası kesintili bir göğüs bandı görülür. Genç bireylerin desenleri daha mat ve göğüs işaretleri daha düzensizdir. Kanatlar geniş, kuyruk nispeten kısadır. Uçuşu hızlı ve doğrudandır; su üzerinde ilerlerken düzenli kanat vuruşları yapar. Türün en karakteristik davranışı av ararken su üzerinde havada asılı kalabilmesidir. Hızlı kanat vuruşlarıyla aynı noktada durur, başını aşağı çevirerek suyu tarar ve balığı gördüğünde dik bir dalış yapar. Bu davranış sayesinde avlanmak için mutlaka kıyıdaki bir dala ihtiyaç duymaz. Türkiye'deki diğer yalıçapkınlarından siyah-beyaz rengi ve havada asılı kalarak avlanmasıyla hemen ayrılır.
Habitat
Alaca Yalıçapkını balık bakımından zengin tatlı ve hafif tuzlu sularla güçlü biçimde ilişkilidir. Büyük ve küçük nehirler, göller, baraj gölleri, lagünler, kanallar, deltalar, haliçler ve kıyıya yakın sakin deniz alanlarında görülebilir. Avını görerek yakaladığı için berrak veya en azından balıkların seçilebildiği suları tercih eder. Açık su yüzeyi ve uygun av yoğunluğu habitat seçiminde kıyı bitki örtüsünden daha önemlidir. Avlanırken kıyıdaki dallar, kayalar, direkler ve benzeri yüksek noktaları kullanabilir; fakat su üzerinde havada asılı kalarak da av arar. Üreme için dik toprak veya kum kıyılara ihtiyaç duyar. Çift, gagası ve ayaklarıyla kıyı duvarına yatay bir tünel açar; tünelin sonunda yumurtaların bırakıldığı geniş bir oda bulunur. Uygun kıyılarda yuvalar birbirine yakın olabilir ve gevşek koloniler oluşabilir. Aynı yuva alanları sonraki yıllarda tekrar kullanılabilir. İnsan yapımı kanallar, kum ocakları ve uygun dik toprak yüzeyleri de yuvalama olanağı sağlayabilir. Üreme alanında hem güvenli bir kıyı duvarının hem de yakın çevrede yeterli balık bulunan suların bulunması önemlidir.
Beslenme
Alaca Yalıçapkınının beslenmesinin büyük bölümünü küçük balıklar oluşturur. Bunun yanında sucul böcekler, kabuklular, kurbağa yavruları ve uygun büyüklükteki diğer su canlılarını da yakalayabilir. Avlanırken bir tünekten suyu gözleyebilir, ancak en karakteristik yöntemi açık su üzerinde havada asılı kalmaktır. Balığı belirlediğinde kanatlarını kapatarak baş aşağı suya dalar ve avını güçlü gagasıyla yakalar. Sudan çıktıktan sonra yakındaki bir tünek noktasına giderek balığı yutmadan önce sert yüzeye vurabilir. Balık genellikle baş kısmı öne gelecek şekilde yutulur. Suyun berraklığı, ışık koşulları ve balıkların yüzeye yakınlığı avlanma başarısını doğrudan etkiler. Yavruların bulunduğu dönemde erişkinler gün boyunca sık aralıklarla balık taşıyarak yuvayı besler.