Yayılışı
Taşçeviren, Kuzey Yarımküre'nin yüksek enlemlerinde üreyen ve üreme dönemi dışında dünyanın çok geniş kıyı kuşaklarına yayılan uzun mesafeli göçmen bir kıyı kuşudur. Üreme alanları Grönland, İskandinavya'nın kuzeyi ve Rusya'nın arktik kıyılarından Sibirya ve Alaska'ya kadar uzanır; Kuzey Amerika'nın Kanada Arktiği'nde de geniş bir üreme alanına sahiptir. Yaz sonunda tundradaki üreme bölgelerini terk eden bireyler Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu kıyıları boyunca güneye hareket eder. Kışlama alanları Avrupa'nın batı ve güney kıyılarından Afrika'ya, Güney Asya'ya, Avustralya'ya ve Güney Amerika'ya kadar uzanabilir. Bu nedenle dünya çapında en geniş kışlama dağılımlarından birine sahip kıyı kuşlarından biridir. Türkiye'de esas olarak göç dönemlerinde ve kış aylarında deniz kıyılarında görülür. Göç sırasında tek başına bulunabilmekle birlikte çoğunlukla küçük gruplar oluşturur ve uygun beslenme alanlarında diğer kıyı kuşlarıyla birlikte görülebilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Kısa boyunlu, kompakt ve güçlü yapılı küçük-orta büyüklükte bir kıyı kuşudur. Boyu yaklaşık 23–26 cm, kanat açıklığı 50–57 cm, ağırlığı çoğunlukla 110–150 gram civarındadır. Gaga kısa, güçlü, koyu renkli ve hafif yukarı kalkık yapıdadır; taşları ve kabukları çevirmeye son derece uygundur. Bacaklar dikkat çekici biçimde turuncu veya turuncu-kırmızıdır. Üreme giysisindeki erişkinlerde baş siyah-beyaz desenli, göğüs belirgin siyah, sırt ve kanatlar kızıl-kestane, siyah ve açık renklerin karmaşık bir desenini taşır. Karın ise temiz beyazdır. Üreme dışı dönemde renkler belirgin biçimde solar; üst taraf daha koyu kahverengi ve gri tonlara dönüşür ancak beyaz alt taraf ve turuncu bacaklar korunur. Dişiler erkeklere benzer olmakla birlikte üreme giysisindeki renkleri genellikle biraz daha mattır. Uçuş sırasında kanatlardaki geniş beyaz çizgiler, beyaz sırt ve kuyruk sokumu bölgeleriyle koyu kuyruk deseni oldukça belirgindir. Yerde hızlı ve hareketlidir; beslenirken sürekli taşların ve kıyıya vurmuş materyallerin çevresinde dolaşması karakteristiktir.
Habitat
Üreme döneminde arktik tundrada, çoğunlukla deniz kıyısına veya tatlı su göletleri ve akarsulara yakın açık alanlarda yaşar. Seyrek bitkili taşlık tundra, çakıllı kıyılar, bataklık kenarları ve alçak bitkilerin bulunduğu açık zeminler yuvalama için kullanılır. Yuva yere açılmış sığ bir çukur şeklindedir ve çevrede bulunan ot, yaprak ve diğer bitkisel materyalle döşenir. Dişi genellikle dört yumurta bırakır; kuluçka ve yavru bakımına her iki ebeveyn de katılabilir. Üreme dönemi dışında belirgin biçimde kıyısal bir yaşam sürer. Kayalık sahiller, çakıllı kıyılar, kumlu plajlar, gelgit düzlükleri, haliçler, limanlar, mendirekler ve kıyıdaki taşlık alanlar başlıca habitatlarıdır. Özellikle gelgitin çekilmesiyle taşların, yosunların ve kabukların açığa çıktığı bölgeler zengin beslenme alanları oluşturur. Göç sırasında iç kesimlerdeki göl kıyıları, barajlar ve çamurluklarda da görülebilir ancak kışlama döneminde deniz kıyıları çok daha karakteristik yaşam alanıdır. İnsan yapımı taş mendirek ve dalgakıranları da doğal kayalık kıyılar gibi kullanabilir.
Beslenme
Taşçeviren son derece fırsatçı bir beslenme biçimine sahiptir ve Türkçe adı en karakteristik avlanma davranışından gelir. Güçlü gagasını küçük taşların, deniz kabuklarının, yosunların ve kıyıya vurmuş çeşitli maddelerin altına sokarak bunları kaldırır veya yana doğru çevirir; altında saklanan omurgasızları hızla yakalar. Kabuklular, yumuşakçalar, deniz solucanları, böcekler ve larvaları temel besinleri arasındadır. Üreme döneminde tundrada özellikle sinekler ve larvaları, kınkanatlılar, örümcekler ve diğer karasal omurgasızlardan yoğun biçimde yararlanır. Göç ve kış dönemlerinde küçük yengeçler, karides benzeri kabuklular, midyeler, salyangozlar ve çeşitli deniz omurgasızları daha fazla önem kazanır. Fırsat bulduğunda küçük balıkları, leşleri ve diğer kuşların yumurtalarını da tüketebilir. Büyük bir nesneyi tek başına çeviremediğinde gagasıyla itme, çekme veya kaldıraç gibi kullanma yöntemleri uygulayabilir. Beslenme davranışındaki bu esneklik sayesinde kayalık kıyılardan kumlu plajlara kadar çok farklı ortamlarda gizlenmiş besin kaynaklarına ulaşabilir ve uzun göç yolculukları sırasında gerekli enerji rezervlerini hızla tamamlayabilir.