Altıngöz, Kuzey Yarımküre'nin geniş boreal kuşağında üreyen, kışın daha ılıman bölgelere göç eden bir dalıcı ördektir. İskandinavya ve Baltık çevresinden Rusya ve Sibirya boyunca doğuya uzanan geniş bir alanda bulunur; Kuzey Amerika'da da ayrı popülasyonları vardır. Üreme döneminde özellikle kuzey ormanları içindeki tatlı su gölleri ve sakin akarsularla ilişkilidir. Sonbaharda kuzeydeki suların donmasıyla güneye hareket eder ve kışı büyük göller, geniş nehirler, barajlar, lagünler, haliçler ve korunaklı deniz kıyılarında geçirir. Türkiye'de esas olarak kış ziyaretçisi ve geçit kuşudur. Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu başta olmak üzere uygun göl ve barajlarda görülebilir; bazı yıllar daha düzenli ve kalabalık, bazı yıllar ise daha seyrektir. Kışın çoğunlukla küçük gruplar halinde bulunmakla birlikte elverişli beslenme alanlarında daha büyük topluluklar oluşturabilir. İlkbaharda kuzeydeki üreme bölgelerine geri döner.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Kompakt gövdeli, büyük ve yuvarlak başlı, kısa boyunlu ve küçük gagalı belirgin bir dalıcı ördektir. Erişkin erkek üreme giysisinde kolay tanınır: başı koyu ve parlak yeşilimsi-siyah, gövdesinin büyük bölümü beyazdır. Gaganın tabanı ile göz arasındaki yuvarlağa yakın büyük beyaz leke en karakteristik işaretlerinden biridir. Sırtı ve kuyruğu koyu, kanatları siyah-beyaz desenlidir. Parlak sarı gözleri koyu baş üzerinde çok belirgin görünür ve Türkçe adı da bu özelliğe gönderme yapar. Dişi daha sade renklidir; başı çikolata kahverengisi, gövdesi gri tonlu, boyun çevresinde açık renkli bir halka görülebilir. Dişinin gözü de sarımsıdır. Gençler genel olarak dişiye benzer ancak göz ve gaga özellikleri yaşla birlikte değişir. Suda gövdesi oldukça toplu görünür ve başının üçgene yaklaşan yuvarlak biçimi uzaktan tanıya yardımcı olur. Uçuşu hızlı ve güçlüdür; kanat vuruşları özellikle erkeklerde belirgin ıslıksı bir ses çıkarabilir. Tehlike karşısında çoğu zaman uçmak yerine hızla dalmayı tercih eder.
Habitat
Üreme döneminde ormanlarla çevrili temiz tatlı su gölleri, göletler ve yavaş akan nehirleri tercih eder. Yaşlı ağaçların bulunduğu boreal ve karışık ormanlar özellikle önemlidir, çünkü Altıngöz yuvasını yerde değil çoğunlukla ağaç kovuklarında kurar. Büyük ağaçkakanların açtığı eski oyuklar ve doğal çürük kovuklar kullanılabilir; uygun bölgelerde yerleştirilen yuva kutularını da kolaylıkla benimser. Yuva boşluğunun içi dişinin kendi tüyleriyle döşenir. Yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra dişinin çağrısını izleyerek kovuğun girişine gelir ve yüksekten zemine atlar; ardından anne tarafından suya götürülür. Yavrular erken yaşta yüzebilir, dalabilir ve kendi besinlerini aramaya başlayabilir. Kış döneminde ağaç kovuklarına olan bağı ortadan kalkar ve habitat seçimi daha çok besin bulunan açık sular tarafından belirlenir. Derin göller, baraj rezervuarları, geniş nehirler, deltalar, lagünler, haliçler ve sakin deniz koyları kullanılabilir. Türkiye'de özellikle kışın açık su yüzeyi geniş, nispeten temiz ve sucul omurgasızlar bakımından zengin sulak alanlar tür için önem taşır.
Beslenme
Altıngöz su altında beslenmeye son derece iyi uyum sağlamış aktif bir dalıcıdır. Beslenmesinin önemli bölümünü sucul omurgasızlar oluşturur. Böcek larvaları, sucul kınkanatlılar, kabuklular, yumuşakçalar ve diğer dip canlıları başlıca besinleri arasındadır; küçük balıklar, balık yumurtaları ve zaman zaman sucul bitki materyali de tüketilebilir. Diyetin içeriği mevsime, yaşadığı suyun tatlı veya tuzlu oluşuna ve yerel av bolluğuna göre değişir. Avlanırken başını kısa süre suya sokarak çevreyi kontrol ettikten sonra güçlü bir hareketle tamamen dalar. Ayaklarını kullanarak su altında ilerler ve dipteki veya su bitkilerinin arasındaki avları gagasıyla toplar. Bir süre sonra yüzeye çıkar ve kısa aralıklarla tekrar dalar. Bu nedenle beslenen bir Altıngöz grubu sürekli kaybolup yeniden su yüzeyine çıkan kuşlardan oluşan hareketli bir görüntü sergiler. Yavrular yaşamlarının ilk döneminde özellikle böcekler ve diğer küçük sucul omurgasızlarla beslenir; protein bakımından zengin bu avlar hızlı gelişimleri için önemlidir. Kışlama alanlarında besinin yoğunlaştığı bölgelerde diğer dalıcı ördeklerle aynı suları paylaşabilir. Temiz ve üretken su ekosistemlerinin korunması, hem kışlayan erişkinlerin hem de kuzeyde büyüyen yavruların yeterli besine ulaşabilmesi açısından önemlidir.