Arıkuşu, Avrupa'nın güney ve orta kesimlerinden Kuzey Afrika'ya, Türkiye ve Orta Doğu üzerinden Orta Asya, batı Çin ve Moğolistan'a kadar uzanan geniş bir bölgede üreyen uzun mesafeli göçmen bir türdür. Güney Afrika'da da ayrı bir üreme popülasyonu bulunur. Avrupa ve Batı Asya'daki popülasyonların büyük bölümü yaz göçmenidir; ilkbaharda Afrika'daki kışlama alanlarından kuzeye gelir, yaz boyunca ürer ve sonbaharda yeniden güneye hareket eder. Avrupa kuşlarının önemli bölümü Sahra'nın güneyindeki Afrika'da kışlar. Göç sırasında İstanbul ve Çanakkale boğazları, Doğu Akdeniz ve Nil Vadisi gibi geçiş güzergâhlarından yararlanabilir. Türkiye türün önemli üreme alanlarından biridir ve ilkbahardan yaz sonuna kadar ülkenin birçok bölgesinde görülebilir. Sonbaharda aile grupları ve koloniler birleşerek daha büyük göç toplulukları oluşturur. Göç eden sürüler çok yüksekte uçabildiğinden bazen kuşlar görülmeden önce karakteristik sesleri duyulur.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 27–30 cm uzunluğunda, 44–49 cm kanat açıklığında ve ortalama 55–65 gram ağırlığında, son derece renkli ve zarif yapılı bir kuştur. Başın üstü ve sırt kestane-kızıl ile sarımsı tonlar taşırken boğaz parlak sarıdır ve alt kısmı siyah bir bantla sınırlanır. Gözün üzerinden geçen belirgin siyah maske, turkuaz-mavi alt taraflar ve yeşilimsi-mavi kuyruk bölgesi türün karakteristik görünümünü oluşturur. Gaga uzun, ince, sivri ve hafif aşağı kıvrıktır; havada uçan böcekleri yakalamaya son derece uygundur. Kanatlar uzun ve sivri, kuyruk uzundur; erişkinlerde ortadaki kuyruk tüyleri diğerlerinden daha fazla uzayabilir. Erkek ve dişi birbirine oldukça benzer, ancak bazı renk ve kuyruk özelliklerinde küçük farklılıklar bulunabilir. Genç bireyler daha soluk, özellikle üst tarafları daha yeşilimsi tonlarda ve orta kuyruk tüyleri daha kısadır. Uçuşu hızlı ve çeviktir; güçlü kanat vuruşlarını uzun süzülmeler izleyebilir. Genellikle elektrik telleri, kuru dallar veya açıkta kalan yüksek tünekler üzerinde dik şekilde otururken görülür.
Habitat
Arıkuşu sıcak, açık ve yarı açık arazileri tercih eder. Tarım alanları, meralar, seyrek ağaçlı düzlükler, nehir vadileri, çalılıklar, meyve bahçeleri ve sulak alan çevreleri uygun yaşam alanlarıdır. Üreme habitatında yalnızca bol uçan böcek bulunması yeterli değildir; yuva açabileceği uygun toprak yapısının da bulunması gerekir. Nehirlerin oluşturduğu dik kumlu veya killi yarlar, toprak setler, kum ocakları ve taş ocaklarının yumuşak dik yüzeyleri önemli yuvalama alanlarıdır. Çoğunlukla koloniler halinde ürer. Erkek ve dişi gagalarıyla toprağı kazarak yatay bir tünel oluşturur; bu tünel bir metreden daha uzun olabilir ve sonunda yumurtaların bırakıldığı genişçe bir oda bulunur. Genellikle 5–7 yumurta bırakılır ve kuluçkaya iki eş de katılır. Yavrular yaklaşık bir ay boyunca tünelin içindeki yuva odasında gelişir. Koloniler uygun alanlarda yıllarca kullanılabilir. İnsanların koloni yakınındaki faaliyetleri, dik toprak yüzeylerinin ortadan kaldırılması veya üreme döneminde yapılan kazılar yuvaları doğrudan etkileyebilir.
Beslenme
Arıkuşu neredeyse tamamen uçan böceklerle beslenen uzman bir hava avcısıdır. Arılar, yaban arıları, eşek arıları ve bombuslar önemli avları arasındadır; bunun yanında yusufçuklar, kelebekler, güveler, iri sinekler ve kınkanatlılar da yoğun biçimde tüketilir. Genellikle açık bir dala, tele veya benzeri yüksek bir noktaya tüner, çevresini izler ve uygun bir böcek gördüğünde hızla havalanarak avını uçuş sırasında yakalar. Daha sonra çoğunlukla aynı veya yakın bir tünek noktasına döner. İğneli bir arı veya yaban arısı yakaladığında avı doğrudan yutmak yerine sert bir yüzeye vurarak etkisiz hale getirebilir; bu işlem sırasında zehir kesesinin içeriğinin azaltılmasını ve iğnenin uzaklaştırılmasını sağlar. Büyük böcek sürülerinin bulunduğu alanlarda çok sayıda Arıkuşu birlikte beslenebilir ancak av yakalama çoğunlukla bireyseldir. Üreme döneminde ebeveynler yakaladıkları böcekleri yuvadaki yavrulara taşır. Göç öncesinde böcek bakımından zengin alanlarda yoğun beslenerek uzun yolculuk için gerekli enerji rezervlerini oluştururlar. Bu nedenle uçan böceklerin bolluğu hem üreme başarısını hem de göç dönemindeki alan kullanımını doğrudan etkiler.