Boyunçeviren, Avrupa'nın büyük bölümünden Anadolu ve Kafkasya üzerinden Orta Asya, Sibirya, Çin ve Japonya'ya kadar uzanan geniş Palearktik kuşakta üreyen bir ağaçkakandır. Ağaçkakangiller içinde belirgin biçimde göçmen yaşam süren türlerden biridir. Popülasyonların çoğu sonbaharda güneye iner; kışı Afrika ve Güney Asya'da geçirir. Türkiye, hem göç yolu hem de üreme alanı olarak önemlidir. İlkbahar ve sonbahar geçişlerinde ülkenin çok farklı bölgelerinde görülebilir; uygun açık ağaçlık alanlarda yerel olarak ürer. Marmara, Karadeniz kuşağı, İç Ege ve İç Anadolu'nun uygun kesimlerinde üreme döneminde karşılaşılabilir. Göç sırasında kıyı çalılıkları, bahçeler, parklar ve tarım alanlarında beklenmedik yerlerde ortaya çıkabilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Ağaçkakan ailesinden olmasına rağmen ilk bakışta klasik bir ağaçkakandan çok iri ve uzun gövdeli bir ötücüyü andırır. Tüyleri gri, kahverengi, bej, siyah ve pas tonlarının son derece ince benek, çizgi ve dalgalar halinde birleştiği güçlü bir kamuflaj desenine sahiptir. Tepeden sırt boyunca uzanan koyu şerit, ince çizgili alt taraf, enine bantlı uzun kuyruk ve karmaşık sırt deseni karakteristiktir. Gagası diğer ağaçkakanların güçlü keski biçimli gagalarından daha kısa ve sivridir. Erkek ve dişi birbirine çok benzer. Ağaç gövdesine klasik ağaçkakanlar gibi sürekli dikey tırmanmaktan çok dallara bir ötücü gibi tüneyebilir ve yerde uzun süre beslenebilir. Uçuşu hafif dalgalıdır. Hareketsiz kaldığında ağaç kabuğu veya kuru yapraklar arasında fark edilmesi şaşırtıcı derecede güçtür. Türkçe adını veren en dikkat çekici davranışı rahatsız edildiğinde baş ve boynunu yılanı andıran biçimde kıvırıp çevirmesidir. Bu harekete tıslama benzeri sesler de eşlik edebilir.
Habitat
Boyunçeviren, kapalı ve sık ormanlardan çok açık veya yarı açık ağaçlıklı habitatları tercih eder. Orman açıklıkları, yaprak döken açık ormanlar, orman kenarları, yaşlı meyve bahçeleri, seyrek ağaçlı meralar, parklar, büyük bahçeler, geleneksel tarım alanları ve tek tek yaşlı ağaçların bulunduğu kırsal peyzajlar tipik yaşam alanlarıdır. Habitat seçiminde iki unsur özellikle önemlidir: yuvalamak için uygun kovukların bulunması ve yerde yaşayan karıncalara ulaşabileceği kısa, seyrek veya yer yer çıplak bitki örtüsünün bulunması. Diğer birçok ağaçkakanın aksine kendi yuva kovuğunu açamaz; doğal ağaç kovuklarını, daha önce başka ağaçkakanların açtığı delikleri ve uygun yuva kutularını kullanır. Genellikle çok sayıda beyaz yumurta bırakılır ve kuluçka ile yavruların bakımına her iki ebeveyn katılır. Yaşlı ağaçların kaldırılması, yoğun tarım, sık ve yüksek bitki örtüsünün yaygınlaşması ve böcekleri azaltan uygulamalar uygun habitatların kalitesini düşürebilir.
Beslenme
Boyunçeviren beslenme açısından ağaçkakangillerin en özelleşmiş üyelerinden biridir ve diyetinin büyük bölümünü karıncalar oluşturur. Özellikle yerde yaşayan karıncaların erişkinlerini, larvalarını ve pupalarını tüketir; üreme döneminde yavrulara taşınan besinin de çok büyük kısmı karıncalardan oluşabilir. Beslenirken çoğunlukla yere iner ve kısa otlar, çıplak toprak parçaları, patikalar veya ağaç diplerinde karınca yuvalarını araştırır. Ağaçkakanlara özgü uzun ve hareketli dilini karınca galerilerine ve dar çatlaklara sokarak avlarını toplar. Bu nedenle yalnızca karınca bolluğu değil, kolonilere fiziksel olarak ulaşabilmesi de habitat seçiminde belirleyicidir. Kısa bitki örtüsü ile küçük çıplak zemin parçalarının bir arada bulunduğu alanlar verimli beslenme sahalarıdır. Karıncalar temel besin olmakla birlikte kınkanatlılar, tırtıllar, sinekler, çekirgeler, örümcekler ve başka küçük omurgasızları da fırsat buldukça tüketebilir. Ağaç kabuklarındaki çatlakları ve çürümüş odun çevresini araştırsa da diğer ağaçkakanlar gibi odunu güçlü darbelerle delerek larva çıkarma konusunda uzmanlaşmamıştır. Yavruların hızla büyüdüğü dönemde ebeveynler yakın çevredeki karınca kolonilerini tekrar tekrar ziyaret ederek çok sayıda avı yuvaya taşır.