Küçük Suçulluğu, kuzey Avrasya'da üreyen ve kış aylarında daha ılıman bölgelere göç eden küçük bir kıyı kuşudur. Üreme alanları İskandinavya'nın kuzey ve kuzeydoğusundan Finlandiya ve Rusya'nın geniş kuzey kuşağına, Sibirya'nın batı kesimlerine kadar uzanır. Üreme döneminin sona ermesiyle güneye ve batıya hareket ederek Batı ve Güney Avrupa, Akdeniz havzası, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya'nın bazı bölgelerinde kışlar. Göçmen yapısı nedeniyle üreme alanlarının oldukça uzağındaki uygun sulak alanlarda da görülebilir. Avrupa'nın batısındaki kışlama alanlarına çoğunlukla eylül sonundan itibaren ulaşır ve ilkbaharda kuzeye dönüş hareketi başlar. BTO verilerinde Britanya'da esas olarak eylül sonundan nisana kadar görülen bir kış ziyaretçisi olarak tanımlanır. Gizlenme yeteneği son derece yüksek olduğundan gerçek sayıları arazi gözlemlerinin gösterdiğinden daha fazla olabilir. Türkiye'de üreyen bir tür değildir; göç dönemleri ve kış aylarında uygun tatlı veya acı su sulak alanlarında görülür.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Suçulluklarının en küçüğüdür; yaklaşık 19 cm boyunda, 30–36 cm kanat açıklığında, kısa bacaklı ve oldukça kompakt yapılıdır. Genel görünümü koyu kahverengi, siyah, sarımsı-krem ve kızılımsı tonlardan oluşan son derece karmaşık bir kamuflaj desenine sahiptir. Başında koyu renkli tepe bölgesi ve belirgin açık renkli çizgiler bulunur; sırt boyunca uzanan parlak sarımsı-krem şeritler özellikle yakından görüldüğünde dikkat çeker. Gaga diğer suçulluklarına kıyasla belirgin biçimde daha kısadır ve baş uzunluğunun biraz üzerindedir. Kuyruk kısa ve sivri görünümlüdür. Erkek ve dişi dış görünüş bakımından birbirine çok benzer. Adi Suçulluğu ile karıştırılabilir ancak Küçük Suçulluğu daha küçük ve daha kısa gagalıdır; uçuşu da daha az güçlü görünür. Havalandığında çoğunlukla sessizdir ve genellikle uzun mesafe uçmak yerine kısa bir uçuşun ardından yeniden bitki örtüsüne iner. En karakteristik davranışlarından biri beslenirken gövdesini ritmik biçimde aşağı-yukarı hareket ettirmesidir. Bu sürekli “yaylanma” hareketi, iyi gizlenmiş bir bireyin fark edilmesinde tüy deseninden bile daha yararlı olabilir.
Habitat
Üreme döneminde kuzeydeki bataklıklar, turbalıklar, taşkın düzlükleri, ormanlı tundra ve tayga kuşağındaki ıslak açık alanları kullanır. Üreme dönemi dışında ise çok daha çeşitli sulak alanlara yerleşebilir. Sığ tatlı su bataklıkları, saz ve hasır otlarıyla kaplı çamurlu alanlar, su basmış çayırlar, bataklık kenarları, küçük göletlerin yoğun bitkili kıyıları, yumuşak çamurlu hendekler ve acı su karakterindeki sulak alanlar tipik kışlama habitatlarıdır. Büyük ve tamamen açık su yüzeylerinden çok, su ile yoğun bitki örtüsünün iç içe geçtiği küçük ve karmaşık mikrohabitatları tercih eder. Göç sırasında şaşırtıcı derecede küçük su birikintilerinden ve birkaç metrelik ıslak sazlık alanlardan bile yararlanabilir. Soğuk dönemlerde akarsuların donmayan kenarlarına ve kaynak sularıyla sürekli ıslak kalan çayırlara çekilebilir. Gün boyunca çoğunlukla bitki örtüsünün içinde hareketsiz kalması ve ancak çok yaklaşıldığında havalanması nedeniyle gözden kaçması son derece kolaydır. Genellikle tek başına görülür ve uygun beslenme alanlarında dahi Adi Suçulluğu kadar belirgin sürüler oluşturmaz.
Beslenme
Beslenmesinin temelini ıslak toprak ve çamur içerisinde yaşayan küçük omurgasızlar oluşturur. Solucanlar önemli avları arasındadır; ayrıca çeşitli böcekler, böcek larvaları, özellikle çift kanatlıların larvaları, küçük yumuşakçalar ve diğer sucul veya yarı sucul omurgasızları tüketir. Zaman zaman tohum gibi bitkisel maddeleri de beslenmesine ekleyebilir. Besin ararken yumuşak çamur ve suya doymuş toprağı kısa gagasıyla düzenli biçimde yoklar. Türün en dikkat çekici beslenme davranışı, yürürken gövdesini ritmik olarak aşağı-yukarı hareket ettirmesidir. Bu hareketin çamur içindeki küçük canlıları harekete geçirerek avın yerinin belirlenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Genellikle saz, kamış veya ot kümelerinin arasındaki açık çamur parçalarında yavaşça ilerler ve sürekli olarak zemini araştırır. Yumuşak ve nemli zemine bağımlılığı bu nedenle yalnızca saklanma ihtiyacından değil, besine ulaşabilmesinden de kaynaklanır. Çoğunlukla gizli ve tek başına beslendiğinden, uygun bir bataklıkta uzun süre bulunmasına rağmen fark edilmeyebilir; bazen gözlemcinin birkaç adım önünden aniden havalanması türün varlığının ilk işaretidir.